SARIKIRMIZIYIZ.BiZ - Galatasaray Taraftar Forumu
Duyurular: Sitemiz yayına başladı - 21.05.2007  - Logo tasarımı ve katkıları için GulTunc'a teşekkür ederiz... 
SARIKIRMIZIYIZ.BiZ Araç Çubuğunu Yüklediniz mi?
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Ocak 08, 2009, 21:40:52


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: 22/05/2007  (Okunma Sayısı 285 defa)
Bilgin
Administrator
Kapalı
*****
Mesaj Sayısı: 974



Üyelik Bilgileri
« : Mayıs 22, 2007, 08:52:42 »

Cimbom Lincoln'a gidiyor

Camianın üzerindeki ölü toprağını kaldırmak isteyen Galatasaray Yönetimi, Brezilyalı yıldız için bir kez daha Schalke'nin kapısını çalacak... 
           
Slomka ile tartıştı
Son derece çalkantılı günler yaşayan Galatasaray’da umutlar yıldız transferine bağlandı. Camia üzerindeki ölü toprağını kaldırıp, taraftarı coşturmanın yollarını arayan Sarı-Kırmızılı yönetim, kurtarıcı olarak Schalke’nin Brezilyalı futbolcusu Lincoln’ü seçti. Daha önce de temasta bulunulan, ayrıca Fenerbahçe’nin de bir süre ilgilendiği 28 yaşındaki oyuncu, teknik direktörü Slomka ile geçtiğimiz günlerde tartışmış ve Almanya’dan ayrılabileceğinin sinyallerini vermişti.

Feldkamp aracı oldu
Lıncoln için yeni sezonda sportif direktör olarak görev yapması beklenen Karl Heinz Feldkamp aracılık yapıyor. Futbol A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin ile sık sık temas kurduğu belirtilen Kalli’nin Lincoln’ü ikna ettiği bile konuşuluyor. Kaostan çıkmak için maddi kaynak arayan yönetim, bir an önce bonservis sorununu çözüp, müjde vermenin peşinde. 2008 yılında sözleşmesi sona erecek olan yıldız futbolcu, Galatasaray gibi bir takımda oynayabileceğini deklare etmişti.

Çalık ve Özbek için son atak!
Almanya İkinci Ligi’nde Rot-Weiss Essen takımında forma giyen genç gurbetçiler Serkan Çalık ve Barış Özbek’in transferi için bir hamle daha... Daha önce devre arasında transfer edilmek istenen 2 yıldız için başka kulüpler de araya girince, girişimlerden olumlu sonuç alınamamıştı. Şimdi Feldkamp’ın düğmeye basmasıyla Almanya’da atağa kalkan Sarı-Kırmızılılar iki oyuncuyla da anlaşmak üzere. Serkan Çalık (20), 1.67 boyunda forvet. Barış Özbek (20) ise 1.80 boyunda ve orta sahada görev yapıyor.
 
Kaynak: Fanatik
Logged

SARIKIRMIZIYIZ.BiZ - www.sarikirmiziyiz.biz
Bilgin
Administrator
Kapalı
*****
Mesaj Sayısı: 974



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Mayıs 22, 2007, 08:57:04 »

Haznedaroğlu son olayları yorumladı

G.Saray 2. Başkanı Semih Haznedaroğlu, hala F.Bahçe maçında çıkan olayların şoku içinde olduğunu söyledi... Haznedaroğlu, Canaydın'dan istifa etmeyeceğini belirtti...
 
"İçim yandı. Hala endişe ve şok içindeyim" diyen G.Saray 2. Başkanı, bu yaşananlar nedeniyle Özhan Canaydın’ın istifa etmesini bekleyenlere de, "Boşuna ümitlenmeyin" mesajını gönderdi.

Galatasaray Kulübü 2. Başkanı Semih Haznedaroğlu, hala Fenerbahçe maçında çıkan olayların şoku içinde olduğunu söyledi. Bazı sarı kırmızılı taraftarların yol açtığı çirkinlikler nedeniyle stadı ilk yarı sonunda terk ettiğini belirten Haznedaroğlu, bu tip olaylarda kulüplerden ziyade, suçu işleyen şahısların cezalandırılması gerektiğini ifade etti. Haznedaroğlu, şunları söyledi:

"Gördüğüm olaylardan sonra stadı 45. dakikada terk ettim. Hala endişe ve şok içindeyim. Açık söylüyorum; içim yandı. Galatasaray taraftarı denilen bu kişiler 15 gün önce de kulüp binasını bastı ve taşladı. Ben de Galatasaray’ı destekliyorum ve taraftarım ama onlara bu sıfat verilmemeli. Nasıl bazılarına işadamı denir ama esasında mafyadır, bu da öyle bir şey.

Bu olaylar nedeniyle Galatasaray’ın stadını 10 maç kapatsan ne olacak? Bunu yapanları cezalandırmadığın sürece bu olaylar dinmez, tam tersine daha da artar. Suçu şahıs yapıyor, siz cezayı kulübe veriyorsunuz. Bu doğru değil. Yasaların değişmesi lazım. Bu sistemle olayların önüne geçemezsiniz."

Canaydın istifa etmez

Maçla ilgili olarak kulüp başkanı Özhan Canaydın’la yaptığı görüşmeyi de anlatan Haznedaroğlu, "O da benim gibi şoke durumda. Eli ayağı bile buz tutmuş halde" ifadesini kullandı.

Canaydın’ın istifa edeceğini sanmadığını vurgulayan Haznedaroğlu, "Özhan Canaydın zorluklara göğüs geren bir insan. İstifa edip Galatasaray’ı sahipsiz bırakacağına ihtimal vermiyorum. Kimse boşuna ümitlenmesin. Kimse de bu olaylardan şahsi menfaat elde etmeyi düşünmesin" dedi

Kaynak: internetspor.com
Logged

SARIKIRMIZIYIZ.BiZ - www.sarikirmiziyiz.biz
Bilgin
Administrator
Kapalı
*****
Mesaj Sayısı: 974



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Mayıs 22, 2007, 08:58:52 »

Canaydın neden koltuğu bırakmıyor?

Galatasaray tarihinin en kötü dönemlerinden birisini yaşıyor... Bir zamanlar Avrupa'yı titreden Sarı-Kırmızılılar da hedef adam olan Canaydın, neden bırakmak istemiyor...
 
Galatasaray'da herkes Özhan Canaydın'ın istifasını bekliyor, ancak Başkan, 65 milyon dolarlık kefaletini koz olarak kullanıyor. Oysa bankalara karşı olan bu kefaletin, kulübün sorumluluğunda olduğuna dikkat çekiliyor

Galatasaray'da, Fenerbahçe maçı sonrası çıkan fırtına devam ederken, camiada herkes Başkan Özhan Canaydın'ın tutumunu merakla bekliyor.

Ancak, istifa baskılarının dayanılmaz boyutlara ulaşmasına rağmen, şu ana kadar Canaydın'ın koltuğunu bırakmaya niyetinin olmadığı sinyalleri geliyor.

Başkan'ın bırakmama nedenlerinden birinin 65 milyon dolarlık şahsi kefalet olduğu belirtiliyor. Oysa bu kefalet konusu, camiada çok önemli bir neden olarak görülmüyor. Zira banka kredilerine imza atılıp, kefil olmanın son derece doğal bir işlem olduğuna dikkat çekiliyor.

Sarı-kırmızılı kulüpte bugüne kadar görev yapan başkanların hemen hemen hepsinin, hatta yöneticilerin bile milyonlarca dolarlarlık kredilere imza attığı hatırlatılıyor. Ayrıca bugüne kadar hiçbir bankanın, başkan ya da yöneticilerin kapısına dayanıp "Borcunu öde" dayatmasına gitmediği ifade ediliyor.

Bankaların böylesine kefalet durumunda, kendisine muhatap olarak kulübü aldığı, paranın ödenmemesi durumunda da gayrimenkullere haciz koydurma şansına sahip olduğu biliniyor. Dolayısıyla bugüne kadar kulübe cepten 4 milyon dolar verdiği belirtilen Başkan Özhan Canaydın 65 milyon dolarlık kefalet kozu da suya düşmüş oluyor.

Canaydın'ın direnmesinin asıl nedeninin çok farklı olduğu bildiriliyor ve görevi bırakması halinde camia tarafından "Galatasaray tarihinin en başarısız başkanı" olarak hatırlanmayı içine sindiremediği ileri sürülüyor.

Bu nedenle Başkan'ın, Seyrantepe'deki stadın temelinin atılmasını beklediği, üzerindeki "başarısız" imajını hafifletmeyi planladığı belirtiliyor. Başkan'ın bu düşüncelerine rağmen, büyük baskı altında olan yönetimi bir arada tutması zor görünüyor. Sarı-kırmızılı yöneticilerin istifalarını vermesinin an meselesi olduğu da kulaktan kulağa fısıldanıyor.

Özhan Canaydın'ın, görevi bırakma kararı alması halinde de çok önemli açıklamalar yapması bekleniyor. Başkan'ın böyle bir basın toplantısına hazırlandığı ve birçok kişiyi suçlayacağı sızan haberler arasında yer alıyor.

Galatasaray'da beklenen bir başka acil eylem planının da, bir kurban seçilerek suçların bu isim üzerinde yoğunlaşmasını sağlamak olduğu ifade ediliyor. Bu kurbanların başında stat ve taraftar sorumlusu Haldun Üstünel geliyor. Özhan Canaydın'ın bugünkü toplantıda Üstünel'den, bu kadar yabancı maddenin stada nasıl sokulduğunun açıklamasını istemesi de bekleniyor.

Sonuçta; 19 Mayıs yangınından sonra her şeyin karmakarışık olduğu Galatasaray'da, Canaydın yönetiminin direnme yolunu seçmesinin kulübe zarar vereceği yine gün gibi ortaya çıkıyor.

Halil Özer-Milliyet
Logged

SARIKIRMIZIYIZ.BiZ - www.sarikirmiziyiz.biz
Bilgin
Administrator
Kapalı
*****
Mesaj Sayısı: 974



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Mayıs 22, 2007, 09:01:46 »


Şükür Avustralya yolcusu

Avustralya'nın Sydney Kulübü’nün Hakan Şükür'e olan ilgisi bitmek bilmiyor. Sydney yöneticisi George Perry, Hakan Şükür’le yürüttükleri görüşmede çok ilerleme kaydettiklerini söyledi... 
         
Şükür Avustralya yolcusu
Avustralya'nın Sydney Kulübü’nün Hakan Şükür'e olan ilgisi bitmek bilmiyor. Sydney Morning Herald gazetesine konuşan Avustralya takımının şef yöneticisi George Perry, Hakan Şükür’le yürüttükleri görüşmede çok ilerleme kaydettiklerini söyledi.

Urawa Reds ile Asya Şampiyonlar Ligi’nde oynayacakları olmak ya da olmamak maçı için Japonya’da bulunan Perry, “Hakan Şükür’le görüşmelerimiz sürüyor. Transferde sona çok yaklaştık" derken, sarı-kırmızılı yıldız futbolcuyla yaptıkları görüşme hakkında ayrıntılı bilgi vermekten kaçındı.

Türkiye
 
Logged

SARIKIRMIZIYIZ.BiZ - www.sarikirmiziyiz.biz
Bilgin
Administrator
Kapalı
*****
Mesaj Sayısı: 974



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Mayıs 22, 2007, 09:03:22 »



Song: F.Bahçe ve Beşiktaş peşimde

G.Saray'dan sezon sonunda gönderilmesi beklenen Rigobert Song Fransa basınına yaptığı açıklamada geleceği ile ilgili konulara ışık tuttu. Kamerunlu futbolcu Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın kendisiyle ilgilendiğini söyledi. 
         
Gerets ile zamanında problemler yaşadığını ama bunların takımdan ayrılması konusunda etkili olmadığını söyleyen Song, "Son haftalarda forma giyemiyorum. Ama bu takımda yaşadığım sorunlarla ilgili değil. Bugüne kadar G.Saray'a elimden geldiği kadar katkı sağlamaya çalıştım" dedi.

Kamerunlu futbolcu Türkiye'den teklif aldığını da doğruladı. Rigobert Song Beşiktaş ve F.Bahçe'nin kendisiyle ilgilendiği haberlerini doğrularken "Beni Beşiktaş ve F.Bahçe'nin yanı sıra Almanya, İngiltere ve Fransa'dan da kulüpler takip ediyor. Ama 2008'e kadar G.Saray'la olan sözleşmem devam ediyor. Sözleşmem bitene kadar G.Saray'da oynayacağım" ifadesini kullandı.

LİG TV
 
Logged

SARIKIRMIZIYIZ.BiZ - www.sarikirmiziyiz.biz
Bilgin
Administrator
Kapalı
*****
Mesaj Sayısı: 974



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Mayıs 22, 2007, 09:06:52 »



Büyük ihanet

Ali Sami Yen Stadı'nda son yılların en büyük olaylarından birisi yaşandı. Niye bu noktaya gelindi?
Kime, neye tepki olduğu beni hiç ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren bir şey var: Türk spor tarihinin en kötü gecesi yaşandı. Ben Hıncal Uluç, Galatasaraylı olduğumdan utandım. 19 Mayıs 2007 gecesinden bu yana 'Ben Galatasaraylıyım' diyemiyorum.
19 Mayıs; tarihe dikkat edin... Kurtuluş Savaşı'nın başladığı tarih. Atatürk'ün gençliğe armağan ettiği, Atatürk'ün spor günü ilan ettiği gün Türk gençliğinin yaptığı gösteriye bak. Böyle bir ihanet olabilir mi? Kendilerine ihanet, Galatasaray'a ihanet, Cumhuriyet'e ihanet, Atatürk'e ihanet... Bu sahneleri Sarkozy'yi alsa Avrupa televizyonlarında yayınlatsa ve "İşte görüntüler. Avrupa Birliği'ne bunları almıyorum ben. Haksız mıyım?" dese, ne diyecekler; biz ne diyeceğiz? Böyle bir şey olamaz... Ve her şeyiyle belli ki hazırlanmış bir olay. Bireysel, münferit bir olay değil. Maçta, elimde suyumu içerken, sahada bir şey olur, aniden sinirlenirim, fırlatırım. Münferit olay budur. Fırlatmamam lazım ama fırlatırım. İnsanlık bu. Maçta sahaya herhangi bir şey atılmasını gerektiren en ufak bir olay yok. Olay Fenerbahçeli futbolcunun çizgiye yanaşması. Ve bir tribün boşalıyor. Öbür çizgiye başka bir Fenerli futbolcu yanaşıyor, o tribün boşalıyor. Su şişeleri oraya taşınmış. İstanbul'da 'Emniyet Müdürü' diye bir şey varsa, Celalettin Cerrah biraz sorumluluk duyuyorsa soruşturma açar. Bu tertibi yapanları ortaya çıkarır ve teşhir eder.

TERTİP OLDUĞU AÇIK
Bir maça kaç şişe su gider? Adam başı 5 şişe su gitmez. 3 kişiye 1 su düşer. Böyledir satış rakamları... O kadar su nasıl geldi stada, kadar meşale nasıl geldi, o kadar bomba nasıl geldi? O meşaleler, o bombalar polisten geçemez. 2 bin 500 polis var o gün görevli orada... 2 bin 500... Demek ki bir gece evvelden stada sokuldu. Bir gece evvelden stada sokulan pankartlar var Özhan Canaydın aleyhine; Özhan Canaydın polisle işbirliği yapıyor, o pankartları temizlettiriyor. Onları buluyorlar da bombalar, meşaleler niye bulunmuyor? Bu nasıl bir iştir? Bir tertip olduğu açık... Tekrar söylüyorum: Bu tertibi Celalettin Cerrah ortaya çıkarmalı. Sorumlu, yükümlü... O bombalar, o meşaleler ve onca su o stada nasıl girdi? Bunların elebaşıları kim? Galatasaray ancak böyle üzerindeki lekeyi kaldırır. Bu elebaşıları ortaya çıkararak. Bu tertibi hazırlayanları belirleyerek... Nereden bakarsan bak; utanç. Binlerce Galatasaraylıdan utanıyorum, 2 bin 500 polisten utanmıyor muyum? Sahada 2 bin 500 polis varken, bu olaylar oluyorsa, polis ne işe yarar birisi bana anlatsın!.. O zaman gönderme kardeşim. Gönderme... Galatasaray-Fenerbahçe maçı bu... Bütün Türkiye, televizyonun başında. Polisi bütün Türkiye'ye bu kadar aciz, bu kadar beceriksiz, bu kadar yeteneksiz göstermeye hakkın var mı? İstanbul Valisi, "1 Mayıs'ta Taksim'e adam sokmayacaksınız" dedi diye orada karısıyla yemek yiyen vatandaşı tokatlayan, biber gazı sıkan polis nerede? Aynı polis değil mi bunlar? Aynı Cerrah'ın polisleri değil mi? Burada nasıl zavallı oluyorlar, süt dökmüş kedi gibi... Sahaya sıralar, koltuklar kırılıp atılırken, futbolcuların yaşamı tehlikeye girerken... Lugano gösterdi; 'Bu gırtlağını keser adamın' diye. Ya zavallı hakem... Onu oraya 'hakem' diye çıkarmaya utanmadılar mı? Maçın daha 5. dakikasında çal düdüğü, in aşağıya... Nasıl içeri girince süt dökmüş kediye döndü tribünler!.. Atabildiler mi bir daha!.. Tribündeki adam bakıyor ki polisin zavallı, hakemin zavallı istediğini yapıyor.

CANAYDIN KAYBOLDU
Peki Galatasaray yönetimi... Nerede Galatasaray'ın başkanı? Bir gün evvel Galatasaray- Fenerbahçe basketbol maçı var. Nerede Galatasaray'ın başkanı? İki maçta da ev sahibi Galatasaray? Bu olay olduğunda duruma el koyması gereken kişi nerede? Peki ne zaman oynandı Galatasaray-Fenerbahçe maçı? Şu anda saat kaç: Pazartesi günü, 12.00... Özhan Canaydın'ı gören duyan var mı? Nerede olduğunu bilen var mı? Özhan Canaydın, Galatasaray başkanı olarak bu olayla ilgili görüşünü açıkladığını duyan var mı? Herhangi bir gazete veya televizyonda göründü mü? Erkekliğin 10'da 9'u kaçmak, 10'da 1'i hiç görünmemek... İşte Galatasaray'ın erkek başkanı bu!.. Galatasaray'ı bu hallere düşüren adam... Kulüpteki yönetim zaaflığı, kulüpteki zavallılık, tribündeki adamı çıldırttı. Tribündeki adamı savunmak için söylemiyorum. Tribündeki adamın çıldırdığını söylüyorum ama çıldırmış olması Galatasaray'ın rezilliğini örtbas etmez. Galatasaraylılığı utanç verici hale getiren bir başkanı var Galatasaray'ın... Hıncal Uluç'a "Ben Galatasaraylıyım demeye utanıyorum" dedirten bir başkanı var. Kendi maçlarına gelmekten korkan bir başkanı var. Gelemez. Efendim 'kırılmış.' Yalan... Yalan... Fenerbahçe ile Galatasaray takımları bu sene 15 kere karşı karşıya geldiler. Muhtelif spor dallarında... Bu spor dallarının hepsini Türkiye'ye getiren de Galatasaray... Futbol dahil, basketbol dahil, voleybol dahil... 15'ini de Fenerbahçe kazandı. Fenerbahçe ile Galatasaray'ın olduğu her maçın sonucu belli... Fenerbahçe galip... Yüzmede, kürekte, yelkende geçtiler Galatasaray'ı... Galatasaray'ın, Fenerbahçe'yi geçtiği müsabaka yok, kategori yok... Bu hale düşürmüş bir başkan... Borca batırmış boğazına kadar, verdiği sözlerin hiçbirini yerine getirememiş... "Kredi alacağım" demiş alamamış, "Yıldız alacağım" demiş alamamış ve çareyi ortadan yok olmakta bulmuş... Tarihi Galatasaray Adası'nı Suada yapmış üç kuruş için, Seyrantepe'yi beceremediği için TOKİ'ye peşkeş çekmiş Ali Sami Yen Stadı'nı, Galatasaray'ın tarihini de yok etmiş. Neresinden bakarsan bak utanç içerisinde Galatasaraylı... Nereden bakarsan bak. Bu kadar utanan adam da böyle çıldırmıştır ve daha utanmazını yapmıştır; 'utanma öyle değil böyle olur' diye...

KÜME DÜŞÜRÜRÜM
Bu ülkede spor niye yapılıyor? Bir zavallı federasyon, bir zavallı polis, bir zavallı hakemler, bir zavallı taraftar... Niye oynanıyor o zaman? Profesyonel ceza kurulunun, Galatasaray'a tarihte görülmemiş bir ceza vermesi lazım... Öyle 3 maç, 5 maç değil... Ben federasyon olsam Galatasaray'ı küme düşürürüm. Benim kafamdaki ceza bu... İçimi rahatlatacak, Galatasaraylı olmaktan utanmamı önleyecek ceza bu... Juventus nasıl buldu cezasını, biz de buluruz. Böyle bir cezayı federasyon veremez. PFDK'nın, bütün yönetmelikleri tarayıp, en ağır cezayı vermeli. Türker Arslan'ın Tahkim Kurulu, o cezayı kuşa çevirmek için bekliyor. Galatasaray, Tahkim'e gidecek, PFDK 5 maç ceza verirse, Tahkim onu 3'e indirecek ve tarafsız sahaya alacak. Federasyon da tarafsız sahayı İzmir ilan edip, Galatasaray'ı ödüllendirecek. Ali Sami Yen'de 3 bin kişiye oynayacaklarına Halkapınar'da 70 bin kişiye oynayacaklar, ceplerine de paralarını koyacaklar.

HINCAL ULUÇ - FOTOMAÇ
Logged

SARIKIRMIZIYIZ.BiZ - www.sarikirmiziyiz.biz
Bilgin
Administrator
Kapalı
*****
Mesaj Sayısı: 974



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Mayıs 22, 2007, 09:14:53 »



İsteme iki şak şak, önce aynaya bak! 

İngiltere’de şampiyonluğu kaybeden Chelsea, şampiyonluğu kazanan Manchester United’ı alkışladı ya... (Geçen sezon da Manchester United şampiyonluğu kaybetmiş, kazanan Chelsea’yi alkışlamıştı.) Bizim futbol ulemaları da Fenerbahçe şampiyonluğu garantileyince ortaya çıktı:

Efendim; Galatasaray da Fenerbahçe’yi alkışlasın!

Galatasaray böylece bir ilke daha imza atsın!

Galatasaray taraftarı fair play ruhuna uygun davransın!

İlk bakışta ne kadar masum istekler değil mi? Ama insana “Önce aynaya bak” demezler mi? Hadi onların yerine biz bakalım; “Ayna ayna söyle bana, ne olmuştu geçen yıllarda” diyelim ve madde madde dizelim:

Geçen sezon İzmir’de kupa finalinde Beşiktaş, Fenerbahçe’yi yenmişti. Fenerbahçeli futbolcular yöneticilerin de talimatıyla kazananı kutlamadan kaçarcasına soyunma odasına gittiler. Yine yöneticilerin talimatıyla törene çıkmadılar, ikincilik madalyalarını bile almadılar.

Şükrü Saracoğlu Stadı’nda Mondragon’un ayağının dibinde ses bombası patlatıldı, az daha kulak zarı patlayacaktı.

Yine Kadıköy’de Gerets’in kafası yarıldı.

Aynı yerde Başkan Özhan Canaydın’ın koro halinde annesine selam gönderildi!

Adnan Polat’a burnunun dibinden küfürler yağdırıldı.

Hasan Şaş, soyunma odasına giden tünelde yumruklandı.

Açılan iğrenç pankartlar, Şükrü Saracoğlu’ndaki maçlara giden taraftarlara atılan idrar dolu torbalar, oturacakları koltuklara koyulan çürük yumurtalar, dışkılar.

Aynanın saydıkları bu kadar şimdilik. Daha bir sürü olay var.

O zaman bunu “Kazanmak için her yol mübahtır” mantığına bağlayan bir kısım medya yazarına bu yüzden şaşırıyorum şimdi.

Ne zaman Ali Sami Yen’de maç var; “Efendim dostluk, fair play” zırvaları.

Ne zaman Kadıköy’de maç var; düşmanlık had safhada.

Bu arada bilmeyenlere bir de hatırlatma.

Galatasaray, Frankfurt’ta Süper Kupa’yı kaybettiğinde futbolcuları Beşiktaşlı meslektaşlarını saha içinde ayakta alkışladı. Yani Galatasaraylı duruşunun ne olduğunu kanıtladı.

Bu ise çok farklı.

Koltukları ısıtmakla, süper loca yapmakla, stada bak deyip hava atmakla olmuyor bu işler.

Saygı göstereceksin ki, saygı bekleyeceksin.

Sen Kadıköy’de ezeli rakibine yapmadığını bırakmayacaksın, Ali Sami Yen’de “alkışla” beni diyeceksin...

Ne ekersen onu biçersin.

Ama bu kadarı fazlaydı. Fazladan da öte futbola hiç yakışmadı.

Galatasaraylı diyerek kendilerine tribünleri dolduranların yaptıkları Galatasaraylılığa sığar mı?

Derler ki eskiler silah kullanmaya meraklı olanlara... “Karşısındaki ateş ederken iyi düşün. İki kurşun çıkar silahtan, biri karşındakine diğeri kendine.”

Galatasaray hem Şampiyonlar Ligi şansını kaybetti, hem de tarihte unutulmayacak kara bir iz bıraktı.

Yazık.
--------------------------------------------------------------------------------
Tek yol devrim

Galatasaray’ın kurtuluşunun formülü bu; tek yol devrim.

Devrim yapacaklar, aydınlığa koşacaklar.

Gerçi kötü giden her sezondan sonra biri çıkar ortaya “Beyler artık devrim zamanı” diye ama... Uygulanmaz pek. Ama bu kez uygulayacaklarmış; o kadar kararlılar yani.

Devrim kararı 15 Mayıs gecesi Florya’da alındı; yönetim kurulu toplantısında. Yöneticiler sordu, futbolun tek patronu yanıtladı. İşte devrimin maddeleri.

1- Gerets’le ortak bir noktada anlaşma sağlanacak ve kesinlikle gönderilecek.

2- Cihan, Orhan, Necati, Ergün’le yetersiz oldukları gerekçesiyle yollar ayrılacak.

3- Başkanın ve Adnan Polat’ın sürekli desteklediği Hakan Şükür’den destek çekilecek. Ve yumuşak bir geçişle yollar ayrılacak.

4- İliç, Tomas, Song, Carrusca ile konuşulup “Buraya kadar” denilecek.

5- Mongragon’dan indirim istenecek, maliyeti düşük olan İnamato ile (Yıllık 200 bin dolar) devam edilecek.

Kabaca böyle. Devamı da var.

Yeni teknik direktör bulunacak. Ama bu isim asla Ersun Yanal olmayacak.

Kalli de olmayacak... Kalli’nin yanına düşünülen Ertuğrul Sağlam ve Bülent Korkmaz da havalarda uçtukları gerekçesiyle alınmayacak. “Gönlüm yerli bir teknik direktörde” demesine rağmen Polat, yabancı bir teknik direktörle anlaşacak.

Biri sağa biri sola iki savunma adamı, orta sahaya bir türlü bulunamayan bir lider oyuncu ve çok önemli bir golcü futbolcu hangi koşul olursa olsun alınacak.

Yani o gece (15 Mayıs) takımı baştan sona değiştirecek devrim için start verildi...

Ben devrimleri severim, ama uygulanırsa...

Son bir uyarı.

Bu devrim oldu oldu; olmazsa ihtilal var kapıda ona göre.

--------------------------------------------------------------------------------

Kalli yetmez, Derwall gelsin

“Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz!”

Buradaki Abbas, Gerets yani. O yüzden bırakın artık “Gidecek mi, kalacak mı?” sorularını sorup durmayı birbirinize.

Sözleşme imzalamış, tazminatı varmış, yeni sezon için planlar yapıyormuş; aldırmayın, hepsi hikaye.

Şimdi yerine kimi getirecekler; ona bakın siz. Bakarken gülmeyin ama. Şimdi gündeme getirilen ilk ismi yazıyorum. Gerçek bu; dalga geçmiyorum: Karl Heinz Feldkamp. Yani Kalli.

Kimsenin yaşıyla işimiz yok. Kıyaslamam için kusura bakmayın ama; Özhan başkanın kendisinden yaşlı birini mi acaba?

Yaşlılığı bir yana; kalbinden sorun olduğu da biliniyor ayrıca. Yazarken bile gülmemek için zor tutuyorum kendimi. Bu gülme tamamen sinirsel tabii! Oldu olacak hasta yatağındaki Jupp Derwall gelsin bari... Hem daha da tecrübeli!

Şampiyonluğa rağmen Lucescu’yu yolla.

Fatih Terim’i önce kolla, sonra arkasında durma.

Gheorge Hagi’ye dayanama.

Şimdi de Erik Gerets’te sıra.

Ve emeklilik günlerini yaşayan, hastaneden kalan zamanlarında evinde çiçek sulayan Kalli’yi getirmeyi planla.

Şaka gibi!

--------------------------------------------------------------------------------

Hep kaybet taktiği

Galatasaray yönetiminin teknik direktör taktiğini anlayan varsa etrafınızda alnını karışlayın bi zahmet!

Ben anlamadım!

Bana da anlatırsanız sevinirim ayrıca.

Anlayabildiğim kadarıyla bu “hep kaybet” taktiği!

Gerets’i yalvara yakara getirmediler mi? Getirdiler.

İlk geldiği sezon şampiyon olmadı mı, oldu.

İstediği transferleri yapmamanıza rağmen ligde bu sezon yine de en iyi futbolu Galatasaray’a oynatmadı mı; oynattı!

Sezon bitmeden gelecek sezon için de sözleşme imzalatmadınız mı; imzalattınız.

Peki şimdi bu gönderme kararı ne?

Sözleşme imzalamasaydı eğer; ceketini alıp gidecekti. Şimdi eline çil çil Euro sayacaksınız. Bunun mantığını lütfen çıkıp da anlatır mısınız?

Başkana veya akıl hocalarına, hatta yöneticilere sesleniyorum. Kendi işyerinizde, fabrikanızda paraları böyle har vurup, harman savuran, “Hep kaybet” taktiğini uygulayan bir genel müdür olsa ne yapardınız?

İnsanın aklına “bunun başka nedenleri mi var acaba” sorusu geliyor ya neyse!

Gerets gelecek sezon Alpler’de veya Kanarya adalarında en pahalısından Fransız şarabını yudumlarken uğrayın yanına. Size de bir kadeh ısmarlar; eminim bundan!

--------------------------------------------------------------------------------

Organize işler

Başlıktaki ifade bana ait değil; Adnan Polat’a ait.

Yanlış yazmadım, büyük harflerle açarak tekrarlayayım:

“DERBİDE YAŞANANLAR ORGANİZE İŞLERDİR.”

Devamını getirmedi. “Yaşananları gözden geçirin” dedi; Ali Sami Yen’deki son maçı da örnek gösterdi.

Ali Sami Yen’de derbiden önceki son maçta iki yerden sahaya pet şişe atılmış, atanların etrafındakiler hemen duruma müdahale etmişlerdi. Bunu hatırlatmak istedi. Peki derbide neden yangına körükle gidilmişti?

Derbide maçtan önce polis - taraftar olaylarını tedirgin gözlerle izledi Polat. İzlemekle yetinmedi. Herkesin televizyondan izlediği gibi yanındaki yetkili bir polise olayların nasıl bitirilebileceğini anlattı. Buna ben şahidim hemen yanıbaşındaydım. Aynı zamanda Lig TV’de canlı yayında da bunları anlattı. Polat “Polis oradan çıkarsa kavgalar biter” dedi hatırlarsanız.

Şimdi bunu görmezden gelerek olayların arkasında Polat’ın olduğunun ileri sürülmesi hem komik hem de vicdansızlıktan başka bir şey değil mi?

Peki kim vardı perde arkasında...

Ayrıca kapalı tribünde, açık tribünde maçtan önce hiç tanıdık olmayan simaların gruplar halinde ortaya çıktığı tespit edilmiş durumda.

Adnan Polat da bunu da araştırıyordur şimdi.

Olayları yaptıranların organize çalıştıkları görüşünde sanıyorum. İz üzerindeki Polat yarın bir gün olayları planlayanları isimleriyle tek tek açıklarsa şaşırmayın hiç.

Şaşırtıcı isimler olabilir. Kulağıma geliyor. Muhalefete yakın isimlerin olduğu tek tek tespit ediliyor... Hatta emniyet birkaç ismi evinden almış bile... Üzülerek söylüyorum “kulüp içinde muhalefet” denen bazı kişilere uzanıyor şimdilik. Umarım isimler Polat’ın düşündüğü gibi değildir!
--------------------------------------------------------------------------------

Karizmanın tarifi

Efsane başkan Faruk Süren’in 17 Mayıs 2000’de kazanılan UEFA kupasının 7. yıldönümü nedeniyle verdiği yemekte 19 kişi vardı.

O günün yöneticileri, Fatih Terim ve yardımcıları da oradaydı...

Anılar tazelendi, Kopenhag Parken Stadı’ndaki anılar anlatıldı.

Ancak Faruk başkanın sitemi vardı Özhan Canaydın’a, “Keşke bizler değil de başkaları da hatırlasa... Sanki kabahat işledik” dedi.

Faruk Süren’in ligdeki üçüncülük muhabbetine ilginç bir yaklaşımda bulundu:

“Zaten üç takım yarışıyor, sen üçüncüysen sonuncusun demektir!”

Giyimiyle, kuşamıyla, tavırlarıyla, olaylara yaklaşımıyla liderlik vasfından hiçbir şey kaybetmeyen Faruk başkana bir kez daha hayran kaldı herkes...

Karizma diye buna deniyor demek ki; sonradan kazanılmıyor ne yazık ki.
 
Bahri Havadır - Akşam
Logged

SARIKIRMIZIYIZ.BiZ - www.sarikirmiziyiz.biz
Bilgin
Administrator
Kapalı
*****
Mesaj Sayısı: 974



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Mayıs 22, 2007, 11:06:40 »



Medya Bilgilendirme: Basın Toplantısı

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Özhan Canaydın, 23 Mayıs Çarşamba günü saat 13:30'da Mecidiyeköy'deki kulüp merkezinde bir basın toplantısı düzenleyecektir.

Medya mensuplarının dikkatine sunulur.

Galatasaray Spor Kulübü
İletişim Koordinatörlüğü
Logged

SARIKIRMIZIYIZ.BiZ - www.sarikirmiziyiz.biz
Bilgin
Administrator
Kapalı
*****
Mesaj Sayısı: 974



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Mayıs 22, 2007, 21:28:13 »

İşte Galatasaray'a kesilecek ceza!

Ali Sami Yen'de geçen hafta sonu oynanan olaylı Galatasaray-Fenerbahçe derbisi sonrası PFDK'ya sevkedilen Sarı-Kırmızılı kulübe kesilecek ceza öğrenildi..
 
Galatasaray-Fenerbahçe derbi maçında yaşanan üzücü olaylar nedeni ile Sarı-Kırmızılı ekibe toplam 4 maç seyircisiz oynama cezası verileceği öğrenildi.

Tribünde yaşanan olaylar yüzünden 3 maç seyircisiz oynama cezasına çarptırılacak olan Galatasaray'ın, çirkin ve kötü tezahürat nedeni ile ayrıca otomatikman bir maç seyircisiz oynama cezası alacağı bildirildi.

Türk futbol tarihine geçecek bu olaylar nedeni ile ayrıca Galatasaray Kulübü'nün toplam 310 bin YTL para cezasına çarptırılacağı da belirtildi. Futbol Federasyonu Disiplin talimatının 31. maddesi gereği toplam 4 maç seyircisiz oynama cezası alacak olan Sarı-Kırmızılı ekip, bu cezalarını yeni sezonun ilk haftalarında çekecek.

Karşılaşmanın temsilcileri Haluk Gözen, Ali Okumuş ve Mehmet Top'un, çıkan tüm olayları ayrıntılı bir şekilde raporlarına yazdıkları ifade edildi.

Raporlar doğrultusunda disiplin kuruluna sevk edilen Sarı-Kırmızılı ekipten üç gün içerisinde savunma istenecek. Maçtan önce olayların başladığını hatırlatan temsilciler, "Tribünler resmen savaş alanı gibiydi. Büyük arbede yaşandı. Maçtan önce kapalı ve eski açık bölümünde Galatasaray taraftarlarıyla güvenlik güçleri arasında inanılmaz olaylar çıktı. Çok sayıda taraftar yaralandı. Sahaya atılan taş, koltuk gibi yabancı maddeler nedeni ile hakem Bülent Demirlek, seremoniyi orta alanda yaptırmak zorunda kaldı." dediler. F.Bahçeli yedek futbolcular ve teknik heyete çok sayıda içi su dolu plastik şişe atıldığını belirten temsilciler, "Yedek futbolcular, polis koruması altında kulübeye gittiler. Fenerbahçeli Deivid'in kafasına su şişesi geldi. Özellikle numaralı tribünden atılan yabancı maddeler nedeni ile sahanın kenarında inanılmaz bir görüntü oluştu." şeklinde ifade kullandılar.

Karşılaşmanın 55. dakikasında sahaya atılan yabancı maddelerin müthiş boyutlara ulaşması üzerine hakem Bülent Demirlek'in soyunma odasına gittiğini kaydeden temsilciler, "Bu dakikada Galatasaraylı taraftarların bulunduğu tüm tribünlerde aynı anda meşale yakıldı. Hakem Demirlek ve yardımcıları, 15 dakika bekledikten sonra sahaya çıktılar ve oyunu başlattılar. Bu doğrultuda gerekli anons yapıldı. Ancak tribünden sökülen koltukların sahaya atılması devam etti. Çirkin tezahürat da hiç durmadı. Atılan yabancı maddeler arasında iri taş parçalarının bulunması da dikkati çekti. Bu plastik şişelerden bazıları Tümer'e, Tuncay'a ve Cihan'a isabet etti." şeklinde görüş bildirdiler.

Zaman
Logged

SARIKIRMIZIYIZ.BiZ - www.sarikirmiziyiz.biz
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC

SARIKIRMIZIYIZ.BiZ & 2007

Galatasaray

Clicky

kurallar                 SARIKIRMIZIYIZ.BiZ araç cubugu                hicbitmeyenhikayeler.com              Online DVD Kiralama

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM