SARIKIRMIZIYIZ.BiZ - Galatasaray Taraftar Forumu
Duyurular: Sitemiz yayına başladı - 21.05.2007  - Logo tasarımı ve katkıları için GulTunc'a teşekkür ederiz... 
SARIKIRMIZIYIZ.BiZ Araç Çubuğunu Yüklediniz mi?
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Eylül 09, 2010, 01:56:25


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cumhuriyet'imizin 84. yılı kutlu olsun ....  (Okunma Sayısı 308 defa)
cimbom-idris
Yeni Açık
****
Mesaj Sayısı: 265



Üyelik Bilgileri
« : Ekim 29, 2007, 13:03:45 »

TÜRK MİLLETİ'NİN EN BÜYÜK BAYRAMI KUTLU OLSUN

Kurtuluş Savaşı’na başladığımızın on beşinci yılındayız.

 Bugün Cumhuriyet’imizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun (...)

Yurttaşlarım, az zamanda çok ve büyük işler yaptık.

Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Buradaki başarıyı Türk Milleti’nin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimle yürümesine borçluyuz.

Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz.

 Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve uygar ülkeleri düzeyine çıkaracağız.

 Milletimizi en geniş refah vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız.

Milli kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız. (...)

Büyük Türk Milleti, on beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde başarı vaat eden çok sözlerimi işittin.

Mutluyum ki, bu sözlerimin hiçbirinde milletimin hakkımdaki güvenini sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.

(...) Asla şüphem yoktur ki,

Türklüğün unutulmuş büyük uygar niteliği ve büyük uygarlık yeteneği bundan sonraki gelişmesiyle, geleceğin


yüksek uygarlık ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Ne Mutlu Türküm Diyene

******************************************************************************


Cumhuriyet fazilettir

Bu iki sözcüğe, cumhuriyet bayramlarında Atatürk fotoğraflı panolarda veya askeri tatbikat adlarında rastlarız.
Gazi bu sözü, 14 Ekim 1925'te İzmir Kız Öğretmen Okulu'nu ziyareti sırasında söylemiştir.

"Sultanlık korku ve tehdide dayalı bir idaredir. Oysa cumhuriyet fazilettir."

Atatürk'e cumhuriyet ile fazilet arasında bir bağ bulunduğu konusunda ilham veren, Montesquieu'dür.
Kemal Paşa, 1923'te cumhuriyet ve yeni anayasa hazırlıkları sırasında okuduğu İsmail Hakkı Babanzade'nin kitabı "Hukuk-i Esasiyye" ("Anayasa Hukuku") kitabında, bu Fransız düşünürün görüşleriyle karşılaşmış ve ilgilenmişti. (Bkz: Gürbüz Tüfekçi, "Atatürk'ün Okuduğu Kitaplar", T. İş Bankası Yayınları, 1983)
Kitabın 115. sayfasında şöyle yazıyordu:

"Montesquieu'nün hükümet şekillerine ilişkin olarak ortaya koyduğu kural şudur:

Kavimler başlangıçta bir tek kişinin gücüne bağlıydılar, ki buna 'despotizm' denir.

Daha sonraları ise yalnız kendi yaptıkları yasaya uyarlar, ki buna 'cumhuriyet' denir."

Gazi, bu cümlelerin yanını işaretledikten 119. sayfada rastladığı bir cümlenin altını çizmiş ve yanına çarpı

konmuştur. O cümle şudur:

"Cumhuriyet ve demokrasileri yaşatan genel kural, siyasal fazilettir."

Halen Çankaya Köşkü kütüphanesinde 620 kayıt numarasıyla korunan bu kitabın, Atatürk'ün düşünce dünyasında olduğu kadar, Türkiye'de hâlâ süren anayasa tartışmalarında da etkili olduğu kanısındayım.

Kitaba Gazi'nin düştüğü notlar, altını çizdiği satırlar, onun cumhuriyeti neden bir fazilet rejimi olarak gördüğünün de kanıtıdır.

119. sayfada altı çizilen bir satırda şu teşhis yazılı:

"Bir devletin baştaki yöneticilerinin çoğu namussuz olsun da, aşağı tabakada bulunanlar iyi adam olsunlar; bu güçtür."

Aynı kitabın 25. sayfasında şu notun altı çizilmiştir:

"Anayasa, hukuk kuramlarına bütünüyle uyabilmek için bir ulusal meclisten çıkmış olmalıdır."

Bu paragrafın yanında Gazi'nin el yazısıyla yapılmış bir hesap vardır:

"1923-1789=134"

Gazi, kitabı okurken Türkiye'de devrimin ne kadar geciktiğini hesaplamıştır:
134 yıl...
Fransız Devrimi'nden bu yana Türkiye'nin kaybı, neredeyse 1.5 asırdır.

Cumhuriyetin kuruluş felsefesi

"Anayasa Hukuku" kitabındaki bazı satırlar, cumhuriyetin kuruluş felsefesine ilişkin olarak bugüne de ışık tutuyor.

Örneğin 189. sayfada

Norveç'te kadınların erkeklerle eşit oy hakkına sahip oldukları,

İngiltere'nin de bu konuda yoğun çalışmalar yaptığı yazılıdır.

Türkiye, bu konuda İngiltere'den de erken davranacaktır.

172. sayfada "insanların kendi cinsleriyle topluca yaşamaktan başka çareleri olmadığı" belirtilmiştir.
Gazi bu satırların yanını kalın çizgilerle işaretlemiştir.

Aynı paragrafta şu da yazılıdır:

"Zorba hükümetler, ne şekilde olursa olsunlar, payidar olamaz, ayakta kalamazlar.

Özgür bir ülkede ise yasalara uymak koşuluyla hükümetin buyruklarını eleştirmek de kınamak da caizdir."

Gazi'nin altını çizdiklerinden biri de şudur:

"Özgürlük sınırları ne kadar geniş tutulursa, hükümet o ölçüde sağlam olur." (Sayfa 109)

'En kuvvetli zamanımız'
Gazi tam da bu kitapları okuduğu dönemde,

1923'ün eylül ayında arkadaşlarını odasına çağırdı ve cebinden çıkardığı bir notu okudu:

"Fransız Cumhuriyeti bölünmez bir bütündür."

Arkadaşlarına "Bunu dün akşam Fransız ihtilal tarihini gözden geçirirken not etmiştim" dedi.

"Cumhuriyet sözcüğünün bizde karşılığı ne olmalı?" diye sordu.

Kendisi Fransızca sözlüğe bakmış ve "cumhuriyet" kelimesinin "Halka ait olan şey" diye tercüme edildiğini görmüştü.

O sıralar yakın dostlarından bir komisyona, anayasa değişikliği için hazırlık yaptırıyordu.

Amaç, Anayasa'nın ilk maddesine "cumhuriyet" yazdırmaktı.

Ama en yakınları bile bunu erken buluyorlardı.

O buluşmada Yunus Nadi, "Bunu en kuvvetli zamanımızda yapmalıyız" deyince Gazi kalemini masaya vurdu ve dedi ki:

"En kuvvetli zamanımız bugündür!"

Cumhuriyete ihanet
Cumhuriyetin 84. yıldönümünü, bir savaş iklimi içinde, dört bir yandan kuşatılmışlık duygusuyla ve yurdu savunma refleksiyle bayraklar yükselterek kutlarken bir şeyi unutmamalıyız:


Evet, 134 yıl geciktik; ama arayı hızla kapattık.

Despotik zorba hükümetlerin ayakta kalamayacağını görüp, hükümetin buyruklarının da eleştirilebileceği, özgür bir ülke, namuslu yöneticiler elinde faziletli bir cumhuriyet için atağa kalktık.

Hemcinslerimizle birlikte yaşayacağımız, "halka ait" bir nizam kurmaya çabaladık.

Hükümetin daha da sağlam olması için özgürlük sınırlarını hepten genişletmeye çalıştık.

Anayasa'nın girişine bütün farklılıklarımıza rağmen "bölünmez bir bütün" olduğumuzu yazdık.

Bugün bölünme korkusuyla cumhuriyetin kazanımlarından vazgeçmek, özgürlüklerin önünü kesmek,

despotizme gitmek, en başta cumhuriyete ihanettir.

Kendimize ve ulusun bir arada yaşama iradesine güvenmeliyiz.

En zayıf olduğumuzu sandığımız an, belki de en kuvvetli zamanımızdır.

Yeter ki, cumhuriyetin kurucu felsefesinden ve ona yön veren ideallerden kopmayalım.

Cumhuriyet Bayramı'mız kutlu olsun.

can.dundar@e-kolay.net


Bendeniz de tüm duygu yoğunluğum ile milletimin Cumhuriyet  Bayramını  kutluyorum .....
Logged

Her  insan ayrı bir çiçektir.
Kendisine has rengi ve kokusu vardır ...
**
Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya
2inci olmak gerekmez .
Kendimiz olmak yeter.....
cimbom-idris
Yeni Açık
****
Mesaj Sayısı: 265



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Ekim 29, 2007, 13:20:42 »

Bütün bu tarihi gelişmeleri biliyorsunuz ama ben yine de

paylaşmak istedim ...


Cumhuriyet Bayramı'nız kutlu olsun

29 Ekim'leri bayram olarak neden kutladığımızı çok kişi unutuyor.

"Cumhuriyetin ilanı kolay olmadı.

Cumhuriyetin ilanından sonraki "devrimler" kolay gerçekleşmedi.

Bunları bilmeyenler öğrenmez,

bilenler hatırlamaz

ve de bilmeyenlere öğretmez ise,

bu ülkenin bütünlüğünü, bu halkın birliğini koruyamayız.

Çağdaş, laik bir yaşamı, Atatürk devrimlerini sürdürme şansımız yok olur.



Cumhuriyetin ilanıyla noktalanan Milli Mücadele bugünkü sınırları çizdi.

Milli Mücadele'den sonra Mustafa Kemal'in ve O'nu destekleyen

Büyük Millet Meclisi'nin gerçekleştirdiği devrimler,

çağdaş, laik bir ülke olmanın yollarını açtı.

Milli Mücadele öncesini ve sonrasını hatırlatmakta yarar var:

"15 Mayıs 1919'da Yunanlılar İzmir'e çıktı.

18 Mart 1920'da İstanbul'da Osmanlı Meclisi (Meclis-i Mebusan) son toplantısını yaptı.

20 Mart 1920'da İtilaf Devletleri askerleri İstanbul'u işgal etti.

23 Nisan 1920'da Ankara'da "Büyük Millet Meclisi" toplandı.

22 Ağustos 1922'de "Sakarya Meydan Savaşı" başladı.

30 Ağustos 1922'de "Dumlupınar Meydan Savaşı" kazanıldı.

9 Eylül 1922'de Türk ordusu İzmir'e girdi.

1 Kasım 1922'de saltanat kaldırıldı.

24 Temmuz 1923'de Lozan Antlaşması imzalandı.

Cumhuriyet kolay ilan edilmedi

Ve 29 Ekim 1923'de cumhuriyet ilan edildi.

Mart 1924'ün başında Büyük Millet Meclisi'ne 3 kanun teklifi sunuldu:

(1) "Hilafetin ilgasına ve hanedan - ı Osmani'nin Türkiye haricine çıkarılmasına dair Şeyh Saffet Efendi ile elli arkadaşının teklif - i kanunisi."

(2) "Şer'iye, Evkaf ve Erkan - ı Harbiye vekâletlerinin ilgasına dair Siirt mebusu Halil Hulki Efendi ve elli arkadaşının teklif - i kanunisi."

(3) "Tevhid - i tedrisat hakkında Saruhan mebusu Vasif Bey ve elli arkadaşının teklif - i kanunisi."

1924'te devrimler başladı.

1 Mart 1924'de halifelik kaldırıldı.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile öğrenim birleştirildi.

20 Nisan 1924'de "TC Anayasası" kabul edildi.

Şer'iye mahkemeleri kaldırıldı.

17 Şubat 1925'te "aşar" kalktı. Uluslararası ölçü sistemine geçildi.

24 Kasım 1925 Şapka Kanunu çıktı.

30 Kasım 1925'te tekkeler kapatıldı.

26 Aralık 1925'de Uluslararası takvim ve saat kabul edildi.

17 Şubat 1926'da Medeni Kanun kabul edildi.

15-20 Ekim 1927'de G. M. Kemal, Halk Partisi Kurultayı'nda büyük Nutuk'u okudu.

3 Kasım 1928'de Türk harfleri kabul edildi.

3 Nisan 1930'da Türk kadınına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı."

Her şeyin bir bedeli var

Sayın okuyucularım, şimdilerde halkın birliği ve ülkenin bütünlüğü konusunda endişeler ortaya çıktı.

Silahlı Kuvvetlerimiz ülkenin bütünlüğünü korumak için ciddi mücadele sürdürüyor.

Cumhuriyetin, ve cumhuriyetin getirdiği yapının,değerlerin,birliğin,bütünlüğün önemi daha da arttı.

O nedenle pencerelerinizi bayraklarla süslemekle kalmayınız.

Milli Mücadele'yi gerçekleştirenlerin, Cumhuriyeti kuranların ne güçlüklerle

bunları yaptıklarını ve hedefe ulaşmak için ne çok şehit verildiğini de

hatırlayınız.


guras@milliyet.com.tr

Sevgimle kalasınız ....
Logged

Her  insan ayrı bir çiçektir.
Kendisine has rengi ve kokusu vardır ...
**
Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya
2inci olmak gerekmez .
Kendimiz olmak yeter.....
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC

SARIKIRMIZIYIZ.BiZ & 2007

Galatasaray

Clicky

kurallar                 SARIKIRMIZIYIZ.BiZ araç cubugu                hicbitmeyenhikayeler.com              Online DVD Kiralama

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM