|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #30 : Ağustos 13, 2008, 17:17:48 » |
|
İki Sosisli İki Sade Bir doktor, hemşiresi ile buluşmalara başlar.
Bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler.
Fakat doktor, bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir; İtalyaya gitmesini ve
çocuk doğana kadar orada kalmasını ister.
Hemşire, "Bebeğin doğdugunu sana nasıl haber vereceğim?" diye sorar.
Doktor da; "Bana hemen bir kart gönder ve arkasına "spagetti" diye yaz. Ben durumu anlarım.
Başka bir açıklama yapmana gerek yok" der.
Hemşire parayı alır ve uçağa binip İtalyaya gider...
Altı ay kadar sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora:
- "Sevgilim, bugun postadan senin adına İtalyadan postalanmış ilginç bir kart geldi. Fakat ne anlama geldiğini
anlayamadım..." der.
- "Peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım" der doktor ve telefonu kapatır.
O akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer.
Acil yardım ve tibbi mudahelelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra acildeki doktorlar
adamın elinde hala sıkı sıkıya tuttuğu kartı alır ve okurlar...
"Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti... İkisi sosisli; ikisi sade...''
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #31 : Ağustos 13, 2008, 17:18:34 » |
|
Üç Çocuk Babası
Adamın biri bir lunaparkta etrafı gezerken, bir falcının çadırına girmiş,
"Biraz eğlenirim" diye düşünerek falcı kadının karşısına oturmuş.
Kadın önündeki kristal küreye gözlerini dikmiş, transa geçmiş, ve "Ah" demiş.
"Görüyorum ki 2 çocuk babasısınız..."
Adam kahkahayı basmış:
" Ha.. Ha.. Ha.. Attın, tutturamadın işte..
Ben 3 çocuk babasıyım"
Falcı gülümsemiş:
"Sana öyle geliyor..."
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #32 : Ağustos 13, 2008, 17:19:17 » |
|
Sosis Babası çocuğuna güzel bir iş kurmak için paçaları sıvamış.
Ancak oğlan salak olduğu için hiç bir işi beceremiyormuş.
Babası ona ne is bulduysa hepsini elini yüzüne bulaştırmış berbat etmiş.
En sonunda babası tam otomatik bir sosis fabrikası kurdurmuş.
Çocuğunu elinden tutup, bari işi öğrensin diye hemen fabrikadaki bir sosis makinesinin başına götürmüş.
- "Bak oğlum" demiş.
"Buradan böyle öküzü yolluyorsun... aha diğer taraftan sosis olarak çıkıyor, bu kadar basit anladın mıı"
Çocuk dinlemeden başını sallamış, sallamış ta...
sonra babasının yüzüne salak salak bakmış ve;
- "peki buba, buradan sosisi goysak, öteki taraftan öküz olarak çukar mu ı" diye merakla sormuş.
Babası hemen cevaplamış:
- "Maalesef evladım, o teknoloji bir tek senin ananda var..."
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #33 : Ağustos 13, 2008, 17:28:04 » |
|
Siz var ya , siz .....
Türkiye den havalanan bir uçakta Türk,İngiliz ve Fransız yolcular varmış.
Tesadüf bu ya bütün yolcular erkekmiş.Bir müddet sonra uçak arızalanmış.
Pilot hostesi çağırmış.
-Uçakta arıza var.Arızadan bahsetmeden yolcuların atlamasını sağla.
Hostes hemen anons yapmış:
-Sayın yolcularımız,lütfen paraşütlerinizi takıp atlarmısınız.
İçeriye girip bakınca yalnızca Fransızların atladığını görmüş.Biraz düşünmüş ve bir anons daha yapmış.
-Sayın yolcularımız şuan Japonyanın meşhur laboratuarlarının üstünden geçiyoruz.
Hemen atlarsanız istediğiniz bilgileri elde edebilirsiniz.
Tekrar içeriye gidip bakınca İngilizlerin atladıklarını görmüş.
Bakmış bizimkilerin atlamaya niyeti yok.
Biraz düşünüp en öndeki koltuğa yaslanmış ve alaycı bi tavırla gülerek:
-Siz var ya siz,imkanı yok atlayamazsınız....
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #34 : Eylül 19, 2008, 10:52:27 » |
|
Benzetme ile anlatıma çok özel bir örnek ..
Ayran ve kaymak Iki arkadas bir kosede oturmus konusuyorlarmis; biri digerine : - IMF hakkinda ne düsünüyorsun? - Bir fikra ile anlatsam, olur mu? - Olur. - Birgün iki tane kurbaga ayran bakracina düsmüs.Çirpinmaya baslamislar. Bir tanesi bir süre çirpindiktan sonra kurtulus olmayacagini anlayip, kendini salivermis. Bogulup gitmis. Digeri ise çirpinmaya devam etmis. Çirpindikça, ayranin yagi üstte birikmeye baslamis. Kurbaga, üzerine oturabilecegi kadar yag birikince, çikip yagin üzerine oturmus. - Kurtulmus mu? - Hayir. Aksine o zaman yanmis... Ayran sahibi kurbagayi diger bakraca atmis. Kurbaga çirpindikça ayranin üzerinde yag tabakasi olusuyormus. Kurbaga tam kurtuldugunu zannederken, ayran sahibi, biriken yaglari toplayip kurbagayi diger bakraca atiyormus.Bu böylece sürüp gitmis. - Eeee? - Ee si su. Biz çirpindikça, IMF, 'sizi kurtariyorum' diye bizi aliyor diger bakraca atiyor. Ve biriken yaglari topluyor. Hepsi bu kadar.
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #35 : Ekim 03, 2008, 13:07:10 » |
|
SİZ VAR YA SİZ !?
Bir uçakta pilot aniden hostesleri çağırmış ve demiş ki:
'Uçak düşmek üzere. Tüm yolculara atlamalarını söyleyin. Şu anda deniz üzerindeyiz ve denize çok yakın uçuyorum, atlarlarsa kurtulma şansları var, ama atlamazlarsa herkes ölecek!!!'
Tabii, böyle bir şeyi insanlara yaptırmak çok zor. Hosteslerden en akıllısı düşünmüş taşınmış,
'Herkese uygun bir dille anlatılırsa uçaktan atlamaları sağlanır.'
diye karar vermiş ve ilk olarak Amerikalı kafilenin yanına gitmiş:
'Sayın yolcularımız; üzerinde bulunduğumuz alan Japonlar'ın araştırma laboratuarlarıyla kaplı. Eğer oraya ulaşırsanız tüm Japon teknolojisi sırlarını kaparsınız!'
Bütün Amerikalılar koşarak çıkışa gitmişler ve atlamışlar; Sonra hostes İngilizler'e yönelmiş:
'Sayın yolcularımız, şu anda dünyanın en geniş ve verimli sömürgeleri üzerindeyiz;
eğer hemen el koyarsanız sonsuza dek sizin olurlar!'
Bütün İngilizler hevesle atlamışlar. Sıra Fransızlar'a gelmiş. Hostes:
'Bayanlar baylar, affedersiniz rahatsız ediyorum; fakat rica etsem uçaktan atlar mısınız? Şimdiden teşekkür ederim.' demiş.
Fransızlar: 'Tabii, mersi!' deyip sırayla atlamışlar! Hostes bu kez Almanlar'a yönelmiş:
'Atlayın aşağı çabuk!' diye bağırmış.
Alman kafile 'Heil!' diyerek atlamış. Veee sıra gelmiş Türkler'eee. Hostes yandan yandan gülümseyerek ve koltuğa hafif dayanarak şöyle demiş:
'Siz var ya... Buradan hayatta atlayamazsınız!!!'
* * kıssadan ne hisse çıkarttınız !?
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #36 : Ekim 14, 2008, 12:25:42 » |
|
Papa, ABD yi ziyarete gitmis, tezahuratlardan sonra bir sofor papayı almıs bir yolda gidiyorlar. Sessiz ve agaclı yolda papa sofore demiski: 'Evladım, yıllar varki boyle sessiz bir yolda gitmedim, ve de yıllardır araba kullanmadım. Su arabayı biraz surebilir miyim? 'Sofor, tabii papa hazretleri demis. Papa yalnız oldugu duygusunu artırmak icin soforu arkaya bindirmis. Ama bir sure sonra asırı hızlı gittigi icin polis onu durdurmus.Polis tam ehliyet isteyecekken camdan bakıp, bir dakika efendim deyip biraz uzaklasmıs, merkezi aramıs. 'Alo merkez, bir araba 120 mille gittigi icin durdurdum ama icinde cok onemli biri var napayım? ''Kes cezayı' 'Bakın cok onemli biri diyorum' 'Ne yani vali falan mı?' 'Cok daha onemli' 'Bakan mı' 'Cok daha onemli' 'Oglum kim bu? Baskan falan mı?' 'Daha da onemli''Sen kafayı mı yedin? Daha onemli kim var be' 'Valla, adamı tanımıyorum ama soforu Papa.'
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #37 : Ekim 25, 2008, 16:22:26 » |
|
Bir türk , bir amerikalı ve bir Alman birlikte saunaya gitmisler. Bellerinde birer havlu saunada oturmuşlar ter atarlarken, bip bip bip diye ses duyulmuş. Amerikalı, sağ eliyle sol koluna dokunup, ‘'Çağrı cihazım çaldı. Derimin altında elektronik devre var da...’' demiş. Aradan biraz zaman geçmiş, bu sefer bir cep telefonu çalmaya başlamış. Bunun uzerine Alman, sol avuç içini kulağına götürmüş ve konuşmaya başlamış. Görüsmesi bitince, Türk'e ve Amerikalıya dönüp, ‘'Avcumun içinde cep telefonu devresi varda...’' demiş. Teknolojik olarak geri kalmayı gururuna yediremiyen Türk, Bana bir dakika izin verin' demiş ve dışarı çıkmış .. Birkaç dakika sonra döndüğünde poposunun arasına sıkışmış tuvalet kağıdı sarkıyormuş. Amerikalı ve Alman'ın kendisine garip garip baktığını görünce, cevabı patlatmış Faks geliyo da..  
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #38 : Kasım 03, 2008, 12:28:10 » |
|
Temel olmak kolay değil ki !
Temel'le bir adam parkta oturuyormuş Temel de sigara içiyormuş Adam dumandan rahatsız olmuş Dönmüş Temel'e ve sormuş - Kaç yıldır sigara içiyorsun? Temel cevap vermiş; - 30 yıl?
Adam başlamış nasihata: - Bak 30 yılda sigaraya verdiğin parayı biriktirsen şu karşıdaki lüks villa ve önünde duran son model araba senin olabilirdi Temel dönmüş ve sormuş: - Sen sigara içiy musun? Adam cevaplamış: - Ben hiç sigara içmedim Temel tekrar sormuş: - Peçi şu villa ve lüks araba senin mu? - Hayır ! Temel eklemiş: - Fazla konuşma o zaman? onlar penum
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #39 : Kasım 08, 2008, 13:39:43 » |
|
Derbi öncesinde biraz gülümsemeye ne dersiniz !?
100 öpücük
Yurt dışınnda yaşayan adam karısına bir mail gonderiyor: Sevgili karıcığım, bu ay maaşımdan sana para gönderemiyorum, onun yerine 100 öpücük gönderiyorum. Sen benim bir tanemsin. Kocan Allen Karisi da ona cevap veriyor, Sevgili askim, Gonderdigin 100 öpücük için tesekkür ederim. Masraflar söyle; 1- Sütçü bir aylik süt için 2 öpücügü kabul etti, 2- Elektrikçi 7 öpücükten sonra anlasmaya razi oldu, 3- Evsahibi kira için hergün 2-3 defa ugruyor, 4- Bakkal sadece öpücüge razi olmadi, ona ilave baska seyler de verdim, 5- Diger masraflar toplam 40 öpücük... Beni lütfen merak etme, daha 35 öpücük bakiyem var ve bu ayi çikarabilirim. Gelecek ay için de ayni yönde mi plan yapmaliyim? Lütfen bilgi ver. Sevgili karin Josephine
düelloya
Adamın biri işten eve gelmiş bir bakmış, karısı başka bir adamla yatakta. Hemen tabancasını almış ve öteki adama: - 'Madem karımı istiyorsun onu benden erkek gibi al. Seni düelloya davet ediyorum'... Öteki adam bunu kabul etmiş, ikisi birlikte yandaki odaya girmişler kapıyı kapatmışlar, sonra kadının kocası öteki adama fısıldamış; - 'Aslında kimsenin canının yanmasına gerek yok, ikimizde havaya ateş edelim sonra ölmüş gibi yere yatalım, karım ilk önce hangimizin yanına koşarsa en çok sevdiği odur'... Böylece ikisi havaya bir el ateş edip hemen kendilerini yere atmışlar... Kadın silah sesini duyar duymaz koşarak içeri girmiş... Yere yatan iki adama bakmış ve bağırmış.....: - 'Hayatım çıkabilirsin, ikisi de öldü..!!!!
cami hocası
Camii hocası hanımlara vaaz veriyormuş. Kadınlardan biri sormuş -Hocam bir muhendisle beraber olursam onun cezası ne kadar hoca - 3 sene demiş - avukatla olursam? - 5 sene - doktorla olursam? - 4 sene - peki hocam hocayla olursam? Hoca : - seni gidi seniii .. sen cennete gitmek istiyorsun galiba...
Aldatıyorsam Sebebi Var
Alışveristen sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genc ve guzel bir kadınla yakalayinca dehşete düşer. Ortalığı dagıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur. '..Şöyle aciklayabilirim...' der.. 'Eve donerken bu zavalli kizi gordum. Cok yorulmustu. Onu arabama aldım. Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttugun rostoyu pisirdim. Kızın ayakkabıları delinmişti. Modası gecti diye artik giymedigin ayakkabılarından bir cift verdim ona. Üşümüştü, o yüzden sana dogum gününde aldıgım fakat rengini begenmedigin icin hic giymedigin suveteri ona verdim. Kizin pantolonu parca parca olmustu, artık senin kalçalarının sıgğmadıgı bir pantolonunu da verdim. Tam çıkmak uzereyken bana ''Karınızın artık kullanmadıgı baska birsey var mi bu evde?'' diye sordu.. ve işte buradayız..'
Evlenmeye Karar Verdim
Genç adam heyecanla eve gelmiş annesinin yanına giderek; 'Anneciğim, evlenmeye karar verdim ve hayalimdeki kadını buldum. Ancak senin de aynı fikirde olup olmayacağını merak ediyorum. Eğlence olsun diye yarın sana üç tane hanım arkadaşımı getireceğim. Bakalım hangisi ile evleneceğimi bulabilecek misin?' Anne merakla kabul etmiş, getir bakalım, demiş. Ertesi gün, genç adam yanında üç tane güzel hanımla eve gelmiş. Hep beraber oturmuşlar, sohbet etmeye baslamışlar. Bu arada anne çay, pasta servisi yaparken, sorular soruyormuş. Akşam olunca hanımlar izin isteyip, kalkmışlar. Genç, annesine dönerek; 'Tahmin et bakalım. Hangisiyle evleneceğim?' Anne, büyük bir kararlılıkla; 'Kızıl saçlı olanla evleneceksin' Genç çok şaşırmış; 'Nasıl olur, nasıl tahmin ettin? Tam isabet' 'İçlerinden bir tek onu sevmedim'
Patron ve Sekreter
Soguk ve karli bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir isadami ve sekreteri arabalarini terketmek zorunda kalirlar ve uzun bir yuruyusten sonra usumus ve islanmis durumdayken bir kulube bulurlar. Kulubede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir suru battaniye bulunmaktadir. Geceyi gecirmeye hazirlanirlar ve isadami bir centilmen olarak, yatagi sekreterine verir, 'Ben yerde uyku tulumunda uyurum' der. Sekreter yatagina yatar, adam uyku tulumunun icine girerek fermuari ceker. Bir sure sonra tam uyumak uzereyken, sekreterinin sesini duyar; 'Efendim, ben cok usuyorum.' Adam fermuari acar, uyku tulumundan cikar, bir battaniye alip kadinin uzerine orter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak uzereyken yine sekreterinin sesini duyar; 'Efendim, ben hala cok usuyorum.' Adam yine fermuari indirir, tulumdan cikar, bir battaniye daha alip kadinin ustune orter, uyku tulumuna girerek fermuari ceker. Tam uykuya dalacagi sirada yine duyar; 'Ben yine coooook usuyorum'. Adam yattigi yerden; 'Bir fikrim var.' der, 'Burasi issiz bir yer. Neler oldugunu kimse goremez, istersen evliymisiz gibi davranabiliriz.' Genc kadin kikirdar; 'Tamam, bana gore hava hos.' Adam yattigi yerden avazi ciktigi kadar bagirir; 'OYLEYSE KALK VE KAHROLASI BATTANIYEYI KENDIN AL!!!!!'
* * * * Keyif almışsınızdır inşaallah ..... Bu arada cim bomumuzu Benfika deplasmanında oynadığı akıl dolu güzel takım oyunu için kutluyorum . Ve pazar günü oynayacağımız derbide de başarılar diliyorum ...
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #40 : Kasım 10, 2008, 10:43:42 » |
|
Adamın biri iş görüşmesine gider.
İş tanımı ve beklentiler konuşulduktan sonra sıra ücret ve sosyal imkanlara geldiğinde işveren adaya ne beklentisi olduğunu sorar:
İşveren: Sizin ücret ve sosyal koşullarla ilgili beklentiniz nedir?
Aday: Aylık 3.000 lira maaş, araba, hayat sigortası, sağlık sigortası ve yılda 4 ikramiye
İşveren: Aaa! Ne güzel, biz ayda 5.000 lira maaş, lojman, araba, çocuklarınızın eğitim masraflarının karşılanması, yılda 6 ikramiye ve tüm aileniz adına sağlık ve hayat sigortaları düşünmüştük.
Aday: Şaka yapıyorsunuz!
İşveren: Ama siz başlattınız
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #41 : Kasım 11, 2008, 12:41:55 » |
|
Çiftçi Temel'in bir koyunu varmış. Bütün gayrete rağmen koyun gebe kalamıyormuş. Temel düşünmüş taşınmış ve nam salan koçun sahibi İdris ile konuşmaya karar vermiş. İdris: -Tamam koyunun koçum ile çiftleşebilir ama 5 YTL alırım demiş. Bunu seve seve kabul eden Temel ertesi sabah koyununu el arabasına oturtup İdris’in yolunu tutmuş. Koyun ile Koç çiftleşmiş. Ama Temel tedirgin, ya hamile kalmazsa diye. İdris’e sormuş: -Koyunumun hamile olduğunu nereden anlayacağım? İdris: -Sabah kalktığında eğer ayakta ise hamile değil, eğer yatıyorsa hamiledir... demiş. Sabah olmuş. Temel koşarak gitmiş ahıra ama koyun ayakta. Oflayıp yine el arabasına koyunu koyup İdris in ahırına gitmiş. İdris bu sefer 3 YTL almış. Ve aynı şeyi söylemiş: Ayakta ise değil, yatıyorsa hamile... Sabah olmuş ancak koyun yine ayakta. Yine gitmiş İdris’ in ahırına ve bu sefer ona acıyan İdris 1 YTL almış. Ve hayvanlar yine çiftleşmiş. Takip eden gün Temel in canı hiç ahıra gitmek istemez ve karısı Fadime’ye seslenir: -Şu ahıra bi baksana koyun ne alemde, ayakta mı, yatıyor mu? Fadime gider bir zaman sonra gelir. Temel sorar: -Ee koyun ne durumda, ayakta mı yatıyor mu? Kadın gülerek cevap verir: -Ne ayakta ne de yatıyor, el arabasına binmiş seni bekliyor!
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #42 : Aralık 17, 2008, 11:47:57 » |
|
Temel, markete girer. Kulağında bir ses:
“Hemen kaç!…”
Temel dışarı çıkar, ardından bir bomba patlar.
Akşam yatağında, Temel aynı sesi duyar:
“Kaç kaç”
Dışarı çıkar, deprem olur.
Temel sorar: “Sen kimsin?”
Cevap gelir, “Sağduyunum.
“Peki Fadime ile evlenurken nereyeyidun?
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #43 : Aralık 17, 2008, 11:48:53 » |
|
Temel bir gün eczacının birine girmiş ve sormuş,
“Ağabey tavuk var midur?”
Adam cevap vermiş:
“Kardeşim burası eczane burada tavuk bulunmaz.”
Temel çıkmış ertesi gün bi daha gelmiş
“Ağabey tavuk var midur?”
Adam yine,
“Burada tavuk satılmaz” demiş.
Ertesin gün bi daha,
“Ağabey tavuk var midur?”diye sorunca adamın cevabı sert olmuş.
Temel bunun üzerine:
“Eee o zaman cama ‘tavuk yoktur’ diye yazsana” demiş.
Adamda Temelden kurtulmak için hemen cama yazmış ‘tavuk yoktur’ diye.
Temel çıkmış ertesi gün bi daha gelmiş ve demiş ki:
“Tavuk ne zaman gelecek”
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|
cimbom-idris
|
 |
« Yanıtla #44 : Aralık 17, 2008, 11:50:05 » |
|
Ben Çok Zekiyum
Küçük Temel’le arkadaşları, sınıfta aralarında kim daha zeki diye tartışıyorlarmış.
Küçük Temel:
- Ben çok zekiyumdur, üç aylıkken yürümeye başlamişum, demiş.
Oradan Dursun hemen atlar:
- Sen habuna zekâ mı deyisun!
Haçan ben üç yaşına kadar kendumi kucakta taşitmişum!
|
|
|
|
|
Logged
|
Her insan ayrı bir çiçektir. Kendisine has rengi ve kokusu vardır ... ** Sevgi ve saygı görmek için 1inci veya 2inci olmak gerekmez . Kendimiz olmak yeter.....
|
|
|
|