Haydi Temel ile gülümsemeye ....
Şakadan ....Bir gün Temel balığa çıkar. İyi bir avdan sonra bir tekne balık tutar.
Birden hava patlar ve çok büyük bir fırtına çıkar.
Temel dua etmeye başlar.
Tanrım beni bu fırtınadan kurtarırsan bütün bu balıkları fakirlere dağıtacağım der içinden.
Hava bir zaman sonra düzelir.Temel evine dönmeye başlar.
Bir tarafdanda balıklara bakar ve içinden bu balıklar fazla yarısını dağıtsam olur der.
Biraz daha sonra balıklara tekrar bakar ve bu balıkların yarısıda çok fazla, ben bunların çeyreğini dağıtsam olur der.
Biraz daha zaman geçer Temel tekrar balıklara bakar.
Tam o sırada hava tekrar bozulur.
Temel kafasını gökyüzüne diker ve şöyle der:
-Haçen sende şakadan heç anlamiyesun...
Konuşma huyu ... Arkadaşı Karadenizliye sormuş:
-Yalnızken kendi kendine konuşma huyun var mıdır?
-Ben kendi kendime konumam, demiş karadenizli.
Adamı gözümün önüne getiririm, öyle konuşurum.
Akşam serinliğinde ... Amerikalı :
-Biz Mars'a gideceğiz, demiş.
Alman :
-Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş.
Fransız :
-Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.
Bizim Karadenizli de onlardan geri kalmamak için :
-Biz de güneşe gideceğiz, demiş.
-Güneşe gidemezsiniz, demişler. Güneş yakar.
Karadenizli gülümsemiş :
-O kadar da enayi değiliz, tabi, demiş.
Akşam serinliğinde gideceğiz
Temel bu ...Temel kırtasiye'ye girmiş, tezgahtara :
-Pana pir roman lazum, demiş.
Kırtasiye tezgahtarı sormuş :
-Efendim agır mı olsun hafif mi?
Temel :
-Farketmez, nasul olsa arabam dısarudadur
Pilemedun ! Aritmetik öğretmeni Temel öğrencilerinden şikayet ediyormuş :
-Derste peş kere peş kaç ediy, diye sorayrum,
kırk cevapı alayrum.
Halbuki peş kere peş yirmi peş, pilemedun otuz
Sorgulama !?Adamın biri karadenizli arkadaşına "eşek" demiş.
Karadenizli sormuş :
-Eşek olduğum için mi arkadaşınım;
yoksa arkadaşın olduğum için mi eşeğim?
Bende öyle yapmişidum ... Dursun evinden çıktığında birde bakar ki komşusu Temel kendini belinden ağaca asmış halde duruyor.
Hemen gidip ipi ağaçtan çözer.
Komşusunu ağaçtan indirdikten sonra merakla sorar :
-Ha sen ne yapayudun öyle?
-Hiç kendimi asaydum...
-Ha uşağum, penum pildiğum insan poynundan asılayi.
Temel üzgün ve çaresiz bir halde komşusu Dursun'a baktıktan sonra cevap verir :
-Ben de öyle yapmişudum.
Ama ipu poynima pağladığum zaman bi türlü nefes alamayrum.
Telsiz telefon !?Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir.
Amerikalılar anlatmaya başlar :
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk.
Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır.
Sıra Türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya:
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama birşey bulamadık.
Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.
Ötekiler !?At yarışına merak saran Temel bir gün hipordroma gider.
Yalnız önünde delicesine bir o yana bir bu yana koşan atlara akıl erdiremez ve dayanamayarak yanındakine sorar.
-Hah hemşerim bu atlar ne deli gibi koşup duruyor.
Adam da :
-1. olana ikramiye var da ondan, der.
Temel de cevap vererek :
-Hah 1. olana para varda ötekiler niye koşup duruyor
Paçaları ...Temel her gün köyden evine gidince paçaları ıslak gidiyormuş.
Bir gün köylünün biri sormuş :
-Ya Temel neden senin paçaların hep ıslak?
Temel akıllı ya :
-Deniz kenarına gittiğim zaman bir sigara içiyorum sonra bu sigarayı denize atıyorum.
Ondan sonra söndüğünden emin olmak için ayağımı denize sokup tekrar söndürüyorum.
Bağciklimidur !? Temel işe girmek için sözlü sınava giriyor.
Çok heyecanlı, bir önceki adaya soruyor :
-Ne sorayiler?
-Ayakkabı.
Temel'in sırası geliyor, bilsin diye kolay soruyorlar :
-Dört ayaklıdır, miyav miyav der.
Temel soruyor :
-Bağcıkli midur
Aynı yaşta değil mu !!Temel yaşlanmış ve sol ayağı devamlı ağrımaya başlamıştır.
Ağrılara dayanamayan Temel günün birinde doktora gitmiş :
-Eyi çünler toktor pey.
-Buyrun size nasıl yardımcı olabilirim.
-Pir şiçayetum vardur.
-Anlatın sizi dinliyorum.
-Haçan pubenim sol ayağım tevamli olarak ağrımaktadır.
Temeli kısa bir süre inceleyen doktor teşhisini koyar.
-Efendim sizin sorununuz yaşlılıktan meydana gelmektedir.
Yani ayağınızda romatizma vardır.
Doktorun bu teşhisini duyan Temel :
-Ula toktor pey madem öyle diyeysunuz ama penum sağ ayağım hiç ağrımıyor o da öbür ayağımla aynı yaşta teğil midur.

??
Müdür aranıyor .Gazetede şöyle bir ilan çıkmış :
"Bir müdür aranıyor.
Yüksek tahsilli, İngilizce ve Fransızca bilen, askerliğini yapmış, 30 yaşından gün almamış, boyu 1.85'den yukarı ve bekar olması gerekir...
Temel başvurmuş :
- Ben demiş, yüksek tahsil şöyle dursun ilk mektebi bile zor biturdum.
İnciluzce de Firansizca da bilmeyrum.
Yaşım 45'den yukarı, boyum 1.67...
-Eeee, demişler.
Ne demek istiyorsun?
Temel gayet ciddi :
-Bu ilanı verduğunuz müdürlük işi var ya, ha bu iş için bana güvenmiyesunuz demeye geldim ...
Temel askerde ... Temel askerdeymiş.
Teröristlerin köprünün altına gelip pusu kuracakları haberini almışlar.
Temelin bölüğüde teröristlere operasyon düzenlemek için köprüde pusuya yatmışlar.
Bir saat olmuş gelen giden yok, iki saat olmuş yok, beş saat olmuş yok.
Temel komutanın yanına giderek :
-Komutanım gidip bakıyım başlarına birşey gelmiş olmasın, demiş
Başarılı erkek ...Karadeniz'in erkekleri köy ve kasabalarda genelde önden giderler.
Hanımları da bir kaç adım geriden onları takip ederdi.
Trabzon'a gelen Musa Ağacık (Star Gazetesi köşe yazarlarından) önden giden adamı görünce dayanamaz durdurarak sorar :
-Beyefendi, sana demokrasi ve hak adına bir soru soracağım.
-Buyur sor?
-Şu geriden gelen teyze hanımınız mı?
-Evet, ne olmuş?
-Demokrasi ve hak adına sen bu vaziyetten utanmıyor musun?
Sen önde hanımın arkada.
-Niye utanayım ki?
Her başarılı erkeğin arkasında bir hanım yok mudur?
-Vaaar!
-Eeee!Bende başarılı bir erkeğim
Doktor ...Doktor Temel hastasına sorar :
-Verdiğim ilaçlar iyi geldi mu?
Hasta :
-Neden sordun?
Temel :
-Aynı hastaluğa pende tutildum da ondan
İki kafadar...Temel'e Dursun Karadeniz sahilinde oturuyorlarmış Temel Dursuna demiş ki :
-Gel beraber Amerika'ya yüzelim.
İki kafadar Karadeniz'den başlamışlar yüzmeye.
Fıkra bu ya Amerika'ya yaklaşmışlar özgürlük anıtını görmüşler tam bu sırada bizim Temel :
-Dursun ben kesildum geri doneyrum, demiş.
8 adet .... Temel'in vesikalık fotoğraf çektirmesi gerekir.
Arkadaşı Dursun Temel'e :
-Sen şuraya bir çukur kaz ben fotoğraf makinesini alıp geliyorum, demiş.
Bir süre sonra Dursun gelmiş bir de bakmış ki Temel 8 adet çukur kazmış.
Dursun şaşırmış.
-Niye 8 tane çukur kazdın deyince.
Temel :
-8 adet fotoğraf çekmeyecekmiyiz.İşte onun için demiş.
Dursun ise :
-Hiç gerek yoktu.
Ben zaten 8 tane fotoğraf makinesi getirmiştim, demiş
Siyah , beyaz ...Temel ile Dursun iki tane at almışlar.
Fakat devamlı karıştırıyorlarmış.
Hangisi kimin atı belli değil.
O yüzden Temel'in aklına parlak bir fikir gelmiş ve atın bir tanesinin kuyruğunu kesmiş.
Dursun'un ona inat o da diğer atın kuyruğunu kesmiş.
Temel bu sefer atın bir tanesine boya ile işaret koymus.
Dursun'da ona inat aynı yere aynı boya ile diğer ata işaret koymuş.
Bakmış ki böyle de olmuyor. Temel Dursun'a :
-Ha Tursun bak bu böyle olmayacak Beyaz at benimki, siyah at da seninki olsun, demiş
Önemli şeyler..Lazistan'ı gezmekte olan turist :
-Allah Allah, burada herkesin bıyığı var, demiş.
Temel, burnuna dikkat çekerek :
-Piz önemli ve değerli şeylerin altini çizeruz
Bir şans daha ...Öğretmen Temele kafayı takmış.
İlla sınıfta bırakacakmış çocuğu diye millet dedikodu yapmış.
Öğretmende halkın önünde Temeli sınav yapmaya karar vermiş.
Stadta millet toplanmış.Ve öğretmen megafonla Temele sormuş :
-Yedi kere yedi kaçtır?
-Kırk tokuz demiş, Temel.
Bir kaç saniye geçmiş bakmışlar ki öğretmen onaylamıyor , staddakiler ayağa kalkıp hep bir ağızdan :
-Temel'e Pi sanş taha ver, pi sanş taha ver, diye bağırmışlar
Adın ne .... Temel bir gün hakimin karşısına çıkartılır.
Hakim Temel'e sorar :
-Evladim senin adın ne bakim?
Temel :
-Adım "Temel", fakat "Z" si yok.
Hakim biran düşünür ve Temel'e dönerek der :
-Evladım, "Temel"de "Z" yok ki!
Temel hemen cevabı yapıştırır :
-Eeeee, biz ne deduk hakim bey
*** Bir an bile gülümsetebildimse !!
Ne mutlu bana .....